Türkiye'ye yıllık 400 milyon dolar döviz girdisi sağlayan ve “cennet meyvesi” olarak bilinen kuru incirin ihracatındaki başarıyı pekiştirmek amacıyla Aydın'da önemli bir zirve düzenlendi. “İncir Zirvesi” adı altında toplanan kamu temsilcileri, yerel yönetimler, üreticiler, araştırma kurumları ve ihracatçılar, ürünün üretimden pazara uzanan yolculuğundaki sorunları ve çözüm önerilerini masaya yatırdı.

Kalite Bahçede Başlar Mesajı

Zirvenin en net vurgusu, kuru incirde sürdürülebilir ihracat başarısının temelinin üretim aşamasında atıldığı yönünde oldu. Katılımcılar, incirin bahçeden itibaren doğru kurutulması, seçilmesi, ayıklanması, hijyenik koşullarda depolanması ve riskli ürünlerin erken safhada ayrıştırılmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Bu yaklaşım, kalitenin sadece ihracat kontrolleriyle değil, üretici, tüccar, işletme ve ihracatçı zincirinin her halkasında benimsenmesi gerektiğini ortaya koydu.

Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, Türkiye'nin kuru incirdeki dünya liderliğini korumanın ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Gabay, “Kuru incirde liderliği korumanın yolu kaliteyi bahçeden başlatmaktan geçiyor. Sağlıklı ürünle riskli ürünün erken ayrıştırılması hem üreticimizin emeğini korur hem ihracatımızı güçlendirir hem de ülkemizin marka değerini yükseltir” dedi. Ayrıca, aflatoksin kontrollerinin üretim ve ilk alım aşamalarında güçlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi. Bu sayede, ürünün güvenli ve katma değerli bir şekilde ekonomiye kazandırılabileceği belirtildi.

Milli Serveti Korumak İçin Yeni Yaklaşımlar

Zirvede, kuru incirin bir milli servet olduğu bilinciyle hareket edilmesi gerektiği vurgulandı. Gabay, ürün kayıplarının önüne geçmek adına atılması gereken adımları sıraladı: ortalama esaslı analiz yöntemlerinin uygulanması, ihracattan dönen ürünlerin yeniden ihracatına imkan tanınması, mobil UV lamba desteğinin yaygınlaştırılması ve uygun limitlere sahip ülkelere sevkiyat yapılabilmesinin önünün açılması. Bu tedbirlerin, üreticinin emeğini, ihracatçının ticari gücünü ve ülkenin marka değerini koruyarak inciri ekonomiye kazandıracağı ifade edildi.

Aydın Valisi Dr. Osman Varol ise çözümün çok yönlü bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Varol, yerelde üretici ve depo koşullarının iyileştirilmesi gibi adımların hızla uygulanması, mevzuat gerektiren konuların ilgili bakanlıklar nezdinde takip edilmesi ve uluslararası platformlarda Türkiye'nin kuru incirdeki üretim gerçeklerinin etkin bir şekilde anlatılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, kuru incirin sağlık açısından faydalarının daha geniş kitlelere ulaştırılması ve tüketici farkındalığının artırılması gerektiği de zirvenin önemli sonuçları arasında yer aldı.