Yapay zekâ alanında her geçen gün yeni gelişmeler yaşanırken ve etkileyici tanıtımlar sunulurken, finans ve ödeme sistemleri gibi kritik sektörler için asıl zorluk, bu teknolojinin ekonominin temelini oluşturan sistemlerde sorunsuz bir şekilde uygulanmasıdır. Mastercard Yapay Zekâ ve Veri Başkanı Greg Ulrich, yapay zekânın gerçek potansiyeline ulaşabilmesinin ancak yüksek operasyonel standartlar ve ölçeklenebilirlik ile mümkün olacağını belirtti. Ulrich, bankalar ve ödeme kuruluşları için yapay zekâ kullanımında “hızla hareket et ve hatayı sonra düzelt” yaklaşımına yer olmadığını açıkça ifade etti. Ödeme onayları, dolandırıcılık tespiti veya risk yönetimi gibi alanlarda yapay zekânın verdiği kararların geri döndürülemez olduğunu ve bir kez kaybedilen güvenin yeniden kazanılmasının oldukça güç olduğunu dile getirdi.
Yapay Zekâyı Uygulamak Karmaşık Bir Süreç
Yapay zekânın ticari sistemlerin merkezinde sürdürülebilir bir şekilde konumlandırılması için dört temel stratejik alana dikkat çeken Greg Ulrich, organizasyonel yapı ve standartların kritik rolünü şu sözlerle açıkladı: “Standartların eksik olduğu merkezi olmayan bir yapı risk yaratırken, iş birimlerine yeterince yakın olmayan merkezi bir yapı ise etki hızını yavaşlatır. Bu dengeyi kurmak büyük önem taşıyor. Yapay zekâ olgunluğu, sadece veri bilimcileriyle değil, aynı zamanda modellerin gerçek dünyadaki davranışlarını anlayan mühendisler, ürün liderleri ve operasyon uzmanlarıyla birlikte inşa edilir.” Mastercard, yapay zekâ yatırımlarını, müşterilerine yeni yetenekler sunmaya ve kendi çalışanlarının verimliliğini artırmaya odaklıyor. Şirket, bankalar ve perakendeciler için yapay zekâ destekli ticaret teknolojileri, kişiselleştirme araçları ve kapsamlı veri setlerine dayanan dolandırıcılık çözümleri geliştirirken; kendi personeli için de yapay zekâ destekli kodlama asistanları ve müşteri destek araçlarını hayata geçiriyor. Ulrich, teknolojinin ana operasyonlara güvenle entegre edilmesinin, finans kurumları için en öncelikli inovasyon kriteri olduğunu vurguluyor.
Güven ve Şeffaflık Temel Taşları
Finansal hizmetlerde güvenin tartışma konusu edilemeyeceğini hatırlatan Ulrich, şeffaflık ve yönetişim konusundaki yaklaşımını şu şekilde özetledi: “Yönetişim; yapay zekânın ölçeklenebilirliğini ve sorumluluk bilincini en baştan sağlayan, projenin her evresine nüfuz etmiş temel bir güçtür. Birçok kişi yönetişimin süreçleri yavaşlattığını düşünür; oysa bizim deneyimimiz tam tersini gösteriyor. Yerleşik bir yönetişim yapısı olduğunda, ekipler sadece inovasyona ve müşteri ihtiyaçlarını çözmeye odaklanabilirler.” Mastercard'ın kısa süre önce Fast Company tarafından Uygulamalı Yapay Zekâ alanında lider olarak gösterilmesi ve Evident Ödeme Yapay Zekâ Endeksi’nde üst sıralarda yer alması, şirketin uzun vadeli stratejisinin bir göstergesidir. Ulrich’e göre bu başarılar, sadece bugünün değil, yıllardır süregelen veri temelli disiplinin ve dolandırıcılıkla mücadele odaklı vizyonun bir sonucudur. Mastercard; yeni temel yapay zekâ modelleri, Mastercard Agent Suite ve karar alma süreçlerine yapay zekâyı entegre eden Virtual C-Suite gibi uygulamalarla, bu teknolojiyi teoriden pratiğe dökmeye ve her bir işlemde güven inşa etmeye devam ediyor. Ulrich’in ifadesiyle: “Modeller iyileşecek, yetenekler genişleyecektir. Asıl önemli olan, kurduğumuz sistemlerin her bir işlemde ve her bir kararda güven kazanmaya devam etmesidir.”




