QNB Türkiye, sürdürülebilirlik anlayışı ve kurumsal kimliğinin merkezine yerleştirdiği toplumsal cinsiyet eşitliği prensibini, çalışanlarının güvenliğini ve refahını da kapsayacak şekilde genişletiyor. Banka, Kadir Has Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Rehberi ve Eylem Planı'nın ardından, şimdi de Ev İçi Şiddetle Mücadele Rehberi ve Politikası'nı hayata geçirdi.

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından, UNFPA Türkiye ve Sabancı Vakfı desteğiyle TÜSİAD iş birliğinde yürütülen İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı (BADV) Projesi kapsamında hazırlanan bu yeni düzenleme, çalışanların ihtiyaç duyduklarında ulaşabilecekleri destek mekanizmalarını şeffaf ve erişilebilir kılıyor. Ev içi şiddetin sadece bireyleri değil, iş hayatını, ekonomik katılımı ve toplumsal refahı da olumsuz etkileyen ciddi bir insan hakları sorunu olduğu bilinciyle hareket eden QNB Türkiye, bu adımıyla çalışanlarına güvenli ve kapsayıcı bir ortam sunmayı hedefliyor. Banka, ayrımcılık, taciz ve şiddete karşı sıfır tolerans ilkesini benimseyerek, iş yaşamında temsil oranlarının ötesinde bir eşitlik anlayışını benimsiyor.

Çalışanlara Yönelik Destek Mekanizmaları ve Bilgilendirme

QNB Türkiye bünyesindeki çalışanlar, ihtiyaç halinde Çalışan Şiddet Destek Hattı, İnsan Kaynakları Ev İçi Şiddetle Mücadele Hattı ve İnsan Kaynakları İş Ortaklığı ekipleri aracılığıyla destek talebinde bulunabiliyor. Sunulan destekler arasında psikolojik ve finansal yardım, esnek veya uzaktan çalışma imkanları, özel izin uygulamaları ve yönlendirme hizmetleri yer alıyor. Tüm bu süreçler, gizlilik, güven ve çalışanın iradesine saygı prensipleri çerçevesinde yürütülüyor.

Rehber ve politikanın çalışanlarla paylaşımı için 1 Temmuz'da özel bir webinar düzenlendi. BADV proje koordinatörü Esen Özdemir'in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar ve QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök, ev içi şiddetin iş yaşamına etkilerini ve bankanın destek yaklaşımlarını detaylandırdı. Esen Özdemir, webinarın açılışında, şiddete maruz kalanların %89'unun hiçbir kuruma başvurmadığına ve %45'inin yaşadıklarını kimseyle paylaşmadığına dikkat çekerek, “Bu veriler, şiddetin üzerinde büyük bir ‘sessizlik kalkanı’ olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu kalkanda gedikler açmak şiddetle mücadelede atabileceğimiz en somut adımlardan biridir” ifadelerini kullandı. Cenk Akıncılar ise, bu rehber ve politikayı çalışanlarla kurulan güven ilişkisinin bir parçası olarak gördüklerini ve çalışanların destek talepleri halinde kariyerlerinde herhangi bir olumsuzluk yaşamayacaklarını vurguladı. Yeliz Ataay Arıkök de ev içi şiddeti sadece bireysel bir sorun olarak değil, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çalışan refahı açısından kolektif bir sorumluluk olarak ele aldıklarını belirtti. Bu girişimle QNB Türkiye, kurum genelinde ortak bir yaklaşım oluşturarak, güvenli ve kapsayıcı bir çalışma kültürünü daha da güçlendirmeyi amaçlıyor.