İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ülke gündemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, özellikle iktidarın "Terörsüz Türkiye" sloganıyla hayata geçirmeyi planladığı "çerçeve yasa" teklifine sert eleştiriler yöneltti. Bu yasa tasarısını "Sevr Antlaşması" ile kıyaslayan Dervişoğlu, İmralı ile yürütüldüğünü iddia ettiği pazarlıklara tepki göstererek milletvekillerine, "Neye imza attığınızın farkında mısınız, Allah'tan da mı korkmuyorsunuz?" diye seslendi.
"Bu Yasayla Tarif Edilen İkinci Cumhuriyettir"
Dervişoğlu, iktidarın "Terörsüz Türkiye" adı altında yürüttüğü süreci ve bu kapsamda hazırlanan "çerçeve yasa" teklifini hedef alarak, söz konusu düzenlemenin "Sevr Antlaşması" niteliğinde olduğunu savundu. İktidarı ve yasaya imza atan milletvekillerini kınayan Dervişoğlu, sürecin 1 yıl 9 aydır kamuoyundan saklandığını iddia etti. Yaşananları Cumhuriyet'e karşı bir kalkışma olarak yorumlayan Dervişoğlu, "Milletvekilinin Görmediğini İmralı Biliyor!" diyerek hazırlanan metnin içeriğine ve imza sürecine tepki gösterdi. Meclis'in iradesinin çiğnendiğini öne süren Dervişoğlu, "Bu yasayla tarif edilen İkinci Cumhuriyettir. Bir de yasanın altına imza atarken poz veriyorsunuz. Siz Sevr’e imza atıyorsunuz, ne yaptığınızın farkında değilsiniz. Bugün tartıştığımız şey bir kanun teklifi değil; iktidarın devlet kurumlarını ne adına, nerede işlettiğidir. Milletvekilinin bilmediği metni İmralı nereden biliyor diye sorduk, cevap veremediler. Önlerine metin konuyor, imzalıyorlar. Vicdan bunun neresinde? Kuldan utanmıyorsunuz da Allah’tan da mı korkmuyorsunuz? İnsanlık tarihinde devlet kurmuş tek Meclis'i bir cani istiyor diye size çiğnetmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Güvenlik Riskleri ve Milli Namus Vurgusu
İYİ Parti lideri, konuşmasında bölgesel güvenlik risklerine de değindi. Terör örgütlerinin faaliyetlerine ilişkin edindiği bilgileri paylaşan Dervişoğlu, "PJAK'ın silahlandığına dair ciddi istihbaratlar geliyor. Yarın sahip olabileceği kapasiteye göre hareket etmek gerekir" uyarısında bulundu. Terörün 50 yıllık ekonomik maliyetine yönelik değerlendirmeleri de eleştiren Dervişoğlu, milli güvenliğin parasal ölçütlerle tartılamayacağını vurguladı. "Bir de terörün 50 yıllık maliyetinden söz ediyorlar. Biz ona bedel ve sorumluluk diyoruz. Bu maliyet, ekonomiyi yıkan ve devletin kurumlarını darmadağın eden yönetim anlayışının yanında devede kulak kalır. Milli namusun ölçüsü olamaz, kimse bunu bir teraziye koyamaz" dedi.
Şehit Aileleri ve Pazarlık İddiaları
Dervişoğlu, iktidarın suça sürüklenen çocuklar ve terör örgütü üyelerine yönelik olası af adımlarını eleştirirken, eş zamanlı olarak yapılan şehit yakını ve gazi düzenlemelerinin zamanlamasına dikkat çekti. Bu düzenlemenin çerçeve yasayı perdeleme amacı taşıdığını savunan Dervişoğlu, "Şehit yakını ve gaziler için sözde düzenleme hazırlamışlar. Neden şimdi? Aynı takvime denk getirerek vicdanları yaralıyorsunuz. Layıkıyla teslim edin, bunu ihanetin vicdan perdesi yapmayın" çağrısında bulundu. Sürecin toplumsal ve siyasi sonuçları olacağını belirten Dervişoğlu, İYİ Parti’nin duruşunu şu sözlerle özetledi: "İmralı onay merci haline geliyor, imtiyaz vaadediyor. Yasanın hangi pazarlığın sonucu hazırlandığını tek tek anlatacağız ve sonuna kadar 'hayır' diyerek bayrak açacağız. Biri iktidarını, biri koltuğunu, biri de yıllardır ulaşamadığı hedefe Saray'ın eliyle ulaşmak istemektedir. Bizim isteğimiz ise evlatlarımızın geleceğini korumaktır. Bu 'çözüm yasası' diye sahnelenen oyunun piyonu olmayacağız. Yasa geçebilir, oy çoğunlukları var; ancak bu karar Türk milletinin vicdanında hükümsüz kalacaktır." Dervişoğlu, konuşmasını "İmralı artık bir onay mercii haline getirilmiştir. Biri iktidarını, biri koltuğunu, diğeri ise yıllardır ulaşamadığı kirli hedefe Saray'ın eliyle ulaşmak istiyor. Biz bu 'çözüm yasası' tiyatrosunun piyonu olmayacağız. Yasanın arkasındaki gizli pazarlıkları milletimize tek tek anlatıp bayrak açacağız!" sözleriyle tamamladı.




