Kaspersky'nin Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) uzmanları, Cyber Security Weekend – META etkinliğinde yaptıkları sunumda Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde artan siber casusluk tehditlerine dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl genel siber tehditlerde bir azalma gözlemlenirken, siber casusluk faaliyetleri bölgede ivme kazanmaya devam etti. Türkiye'de casus yazılım saldırıları yüzde 20 artarken, parola hırsızı saldırıları nispeten sabit bir seyir izledi.

META bölgesindeki siber casusluk ekosistemi, jeopolitik gerilimler, bölgesel çatışmalar ve ideolojik motivasyonlarla şekilleniyor. Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) grupları ve siber suçlular için istihbarat toplama faaliyetleri kritik bir öneme sahip. Kurumlar ve bireyler, hassas bilgileri ele geçirmeyi ve sistemlerde uzun süreli erişim sağlamayı hedefleyen saldırılarla daha sık karşılaşıyor. Özellikle Orta Doğu'daki kuruluşlar, son bir yılda casusluk odaklı tehditlerde belirgin bir artış yaşadı. Türkiye'de ise casus yazılım tespitleri yüzde 32, parola hırsızı saldırıları yüzde 3 ve arka kapı tespitleri yüzde 17 oranında yükseldi. Bu zararlı yazılımlar, kurumsal ağlara sızmak, bilgi çalmak ve hedefli saldırıların sonraki aşamalarını yürütmek için kullanılıyor.

APT Gruplarının Gelişen Taktikleri

Jeopolitik gelişmeler, APT saldırılarının ana itici gücü olmaya devam ediyor ve bu gruplar bölgedeki işletmeler ile kamu kurumları için ciddi bir risk oluşturuyor. APT aktörleri, tespit edilmekten kaçınmak ve kalıcılıklarını artırmak amacıyla araç setlerini sürekli güncelliyor, uzun süreli erişim sağlayan ve değerli istihbarat toplayabilen daha gelişmiş zararlı yazılımlar geliştiriyor. Kaspersky GReAT, 2026 itibarıyla META bölgesindeki kuruluşları aktif olarak hedef alan 20'den fazla APT grubunu izliyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırma, MuddyWater APT grubunun Körfez çatışması sırasında Orta Doğu'daki kuruluşları özel olarak geliştirilmiş yükleyiciler, enjektörler, bilinmeyen uzaktan erişim truva atları (RAT), kimlik bilgisi hırsızları ve modüler bir veri sızdırma altyapısı kullanarak hedef aldığını ortaya koydu. Bu durum, grubun yeni araçlarını ne kadar hızlı geliştirebildiğini gözler önüne seriyor.

Casusluk faaliyetlerindeki bu artış sadece kurumları değil, bireysel kullanıcıları da etkiliyor. Bölge genelinde parola çalıcı yazılımlarla yapılan saldırılar son bir yılda yüzde 12 arttı. Türkiye'de ise sıradan kullanıcıları hedef alan casus yazılım saldırıları yüzde 10 büyüme gösterdi. Ele geçirilen bu veriler, hesap ele geçirmeleri, şantaj ve karaborsa satışları gibi kötü niyetli amaçlar için kullanılabiliyor. Mobil siber casusluk da hızla büyüyen bir diğer eğilim. Akıllı telefonlar, kişisel ve kurumsal bilgilerin depolandığı değerli hedefler haline geldi.

Kaspersky Rusya ve BDT Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Başkanı Dmitry Galov, akıllı telefonların siber casusluk aktörleri için en değerli istihbarat kaynaklarından biri haline geldiğini belirtti. Galov, “Android cihazlar mobil casus yazılımların başlıca hedefleri olmaya devam ederken, Operation Triangulation ve Coruna saldırılarında görüldüğü gibi, iOS'u hedef alan gelişmiş kampanyaların sayısı da artıyor. Bu bulgular, mobil güvenliğin hem kurumlar hem de bireyler için siber dayanıklılığın vazgeçilmez bir unsuru olduğunu gösteriyor” dedi. Kaspersky, kuruluşlara sürekli zafiyet yönetimi, zamanında yama uygulamaları, çalışan farkındalık eğitimleri, tehdit istihbaratı ve Kaspersky Next gibi gelişmiş güvenlik çözümlerini içeren katmanlı bir siber güvenlik yaklaşımı benimsemelerini tavsiye ediyor. Bu yaklaşım, gelişmiş hedefli saldırıların tespit edilmesine ve uzun süreli sistem ihlallerine karşı korunmaya yardımcı oluyor.