67 yaşındaki emekli polis Halis Kahraman, Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde üroloji polikliniğine başvurduğunda büyük bir şaşkınlık yaşadı. Kendisine ultrason işlemi için tam 6 ay 20 gün sonrasına, 20 Ekim 2026 tarihine randevu verildi. Bu durum, teşhis ve tedavi süreçlerinin hayati bir parçası olan görüntüleme hizmetlerine erişimde yaşanan ciddi sıkıntıları bir kez daha gözler önüne serdi.

Sağlık Sistemindeki Randevu Çilesi

Randevu belgesini eline aldığında tepkisini gizleyemeyen Kahraman, “Sözde sağlıkta çağ atladık. Yahu 6 ay sonraya hasta mı kalır, hastalık mı kalır?” sözleriyle duruma isyan etti. Kamu hastanelerinde görüntüleme randevularının 3 ila 9 aya kadar uzadığı bilgisini diğer hastalardan edindiğini belirten Kahraman, “Sağlık hizmetlerinde yaşanan bu sorunun ortadan kaldırılması için devlet hastanelerinde görüntüleme merkezlerinin günlük mesai saatleri dışında ve hafta sonları da hasta vatandaşlara neden hizmet verilmesi sağlanmaz?” diyerek çözüm önerisinde bulundu.

Özellikle ileri yaştaki hastalar için tanıdaki gecikmelerin yol açabileceği riskler göz önüne alındığında, bu tür uzun randevu süreleri endişe yaratıyor. İstanbul gibi büyük şehirlerdeki yoğun nüfus ve kamu hastanelerinin sınırlı kapasitesi, birçok tıbbi branşta randevuların aylarca sonraya sarkmasına neden oluyor. Bayrampaşa'da yaşanan bu olay, sağlık sistemindeki yapısal tıkanıklığın ve vatandaşların hizmete erişimde karşılaştığı güçlüklerin somut bir örneği olarak dikkat çekiyor. Emekli polisin yaşadığı bu deneyim, sağlık hizmetlerine erişimdeki gecikmelerin sadece istatistiksel bir veri olmaktan öte, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ciddi bir mesele olduğunu vurguluyor.