Türk şiirinin "Can Baba"sı olarak bilinen Can Yücel, aramızdan ayrılışının yirmi yedinci yılında, yaşamının son dönemlerini geçirdiği ve "Beni Datça'ya gömün" vasiyetinde bulunduğu Datça'da saygı ve özlemle anıldı. Datça Belediyesi ve Datça Demokrasi Platformu'nun ortaklaşa düzenlediği anma programı, şairin mezarı başında yapılan törenle başladı.

Can Yücel Datça'nın Ruhu ve Nefesidir

Anma töreninde konuşan Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt, şairin Datça'nın kimliğinde ne kadar önemli bir yer tuttuğunu vurguladı. Kurt, "Can Yücel, sadece Türk edebiyatının değil; Datça’nın da ruhudur, nefesidir" ifadelerini kullandı. Muğla'daki belediye toplantısı nedeniyle fiziksel olarak katılamasa da mesajıyla törene iştirak eden Başkan Kurt, usta şairin duruşu, cesareti ve insan sevgisiyle yol göstermeye devam ettiğini belirtti. Kurt, Can Yücel'in anısını yaşatmanın ve miras bıraktığı özgürlük ruhuna sahip çıkmanın herkesin sorumluluğu olduğunu dile getirdi.

Datça Demokrasi Platformu Sözcüsü Semra Subaşı ise yaptığı konuşmada, Can Yücel'i anmanın, sözün eyleme, eylemin de hayata dönüştüğü dik duruşu yeniden hissetmek olduğunu söyledi. Subaşı, "Can Yücel, kimliğinde birçok özelliği birden taşıyan, ama hiçbirini diğerinin gölgesinde bırakmayan bir söz ve eylem insanıydı. Şiiri kadar politik duruşu, çevirileri kadar yaşayışı, mizahı kadar öfkesiyle bir bütündü" diyerek şairin çok yönlü kişiliğine dikkat çekti. Anma programında Sencer Başat ve Hayriye Şatıroğlu da söz alırken, Emin Şir şiir dinletisi sundu. Mezar başı töreninin ardından Hızırşah Kültür Evi'nde Emin Şir ve Uğur Sönmez'in dinletisi ve Datça Belediyesi ile Türkiye Yazarlar Sendikası'nın hazırladığı “Şiirimizin Dilbazı Can Yücel” adlı kitabın dağıtımıyla etkinlikler sona erdi.