Yaz sıcaklarında ferahlatıcı etkisiyle sıkça tercih edilen limonatanın, belirli koşullar altında sağlık riskleri barındırabileceği belirtildi. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, limonatanın doğru şekilde hazırlanması ve tüketilmesi gerektiğinin altını çizdi. Limonun C vitamini, potasyum ve antioksidanlar açısından zengin bir meyve olduğunu hatırlatan İspiroğlu, "Doğru hazırlandığında ve kontrollü tüketildiğinde sağlıklı bir seçenek olabilir; ancak hijyen ve şeker içeriği uygun değilse risk oluşturur." ifadelerini kullandı.

Hijyen ve Bekletme Süresi Kritik

Limonatanın oda sıcaklığında en fazla 1-2 saat güvenle kalabileceğine dikkat çeken İspiroğlu, yaz aylarında bu sürenin 1 saate kadar düşebileceğini vurguladı. Uzun süre açıkta bekletilen limon suyunun, özellikle sıcak havalarda mikroorganizma üremesi riskini artırdığını belirten uzman, bu durumun sağlık açısından tehlikeli olabileceği uyarısında bulundu. Dışarıda satılan limonatalarda en büyük hijyen riskinin kullanılan su ve buzdan kaynaklandığını dile getiren İspiroğlu, "İçme suyu kalitesinde olmayan buzlar tüm içeceği riskli hale getirebilir." dedi. Ayrıca, yıkanmadan kullanılan veya kesildikten sonra uzun süre bekletilen limonların da mikroorganizma yükünü artırdığını ekledi. Taze sıkılmış limonatanın besin değeri açısından daha avantajlı olduğunu, hazır karışımların ise genellikle daha fazla şeker içerdiğini, besin değerinin düşük olduğunu ve gıda katkı maddeleri içerebileceğini ifade etti.

Şeker Miktarı ve Diyabetikler İçin Uyarılar

İyi bir limonatanın üç temel şartı olduğunu vurgulayan İspiroğlu, bunların hijyenik hazırlık, uzun süre bekletilmeme ve kontrollü şeker içeriği olduğunu belirtti. Bu koşulların sağlanmaması durumunda limonatanın masum bir içecek olmaktan çıkıp sağlık riski oluşturabileceğini söyledi. Limonatanın yüksek şeker içeriğinin kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceğine, daha çabuk acıktırabileceğine ve uzun vadede karın çevresi yağlanmasını artırabileceğine dikkat çeken İspiroğlu, az şekerli hazırlanmasının önemine işaret etti. Tatlandırma için bal veya meyve dilimlerinin kullanılabileceğini önerdi. Diyabetik bireylerin, şekersiz hazırlanmış olsa bile limonatayı kontrollü tüketmesi gerektiğini, çünkü doğal veya ilave şeker kaynaklarının fark edilmeden karbonhidrat alımını artırabileceğini ve porsiyon kontrolünün kolayca aşılabileceğini belirtti. Ev yapımı limonatanın genelde daha güvenli olduğunu ancak fazla şeker kullanımı veya hijyen kurallarına dikkat edilmemesi durumunda bu avantajın ortadan kalktığını ekledi. Dışarıda limonata tercih edilecekse, taze hazırlanmış olması, açıkta uzun süre beklememiş olması ve güvenilir buz kullanılması gerektiğini yineledi. Yaz aylarında serinlemek için en güvenli ve sağlıklı seçeneklerin su, ayran, sade maden suyu ve evde hazırlanmış şekersiz bitki çayları olduğunu sözlerine ekledi. Taze nane, limon dilimi veya meyve ile aromalandırılmış suların da şeker eklemeden lezzet artırmak için iyi bir alternatif olduğunu belirtti.