Atlas Üniversitesi Rektörü ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, nörolojik rahatsızlıkların hem bireyleri hem de toplumu derinden etkileyen ciddi bir halk sağlığı meselesi haline geldiğine dikkat çekti. 22 Temmuz Dünya Beyin Günü'nün bu yılki teması olan “Herkes İçin Beyin Sağlığı”, kaliteli nörolojik bakıma, erken teşhise ve modern tedavi yöntemlerine erişimin temel bir hak olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Prof. Dr. Kocabıçak, bu özel günde beyin sağlığının önemi ve üniversitelerinin bu alandaki çalışmalarını değerlendirdi.

Nörolojik Hastalıkların Artış Nedenleri ve Erken Tanının Rolü

Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, günümüz dünyasında nörolojik hastalıkların yaygınlığının artmasında yaşam süresinin uzaması, kentleşme, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve kronik stres gibi faktörlerin etkili olduğunu belirtti. Parkinson, Alzheimer, inme, epilepsi gibi hastalıkların görülme sıklığının her yıl yükseldiğini ifade eden Kocabıçak, “Bu hastalıkların önemli bir kısmında erken tanı, doğru tedavi yaklaşımları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla yaşam kalitesini belirgin ölçüde iyileştirmek mümkündür” diye konuştu.

Beynin, düşünme, öğrenme, hafıza, hareket ve duygular gibi tüm yaşamsal fonksiyonlarımızın merkezi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kocabıçak, beyin sağlığının sadece bir hastalık geliştikten sonra değil, çocukluktan ileri yaşlara kadar yaşamın her evresinde korunması gereken temel bir öncelik olduğunu dile getirdi. Koruyucu sağlık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesinin her zamankinden daha büyük bir önem taşıdığını sözlerine ekledi. Atlas Üniversitesi olarak, eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerini bir araya getiren bir yaklaşımla beyin sağlığının korunmasına yönelik bilimsel çalışmalarını ve toplumsal farkındalık faaliyetlerini kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti.

Nörobilim Alanında Yapılan Yatırımlar ve Uluslararası İş Birlikleri

Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, üniversitelerinin son yıllarda nörobilim alanında önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini aktardı. Amaçlarının sadece güçlü bir akademik altyapı oluşturmakla kalmayıp, ileri teknolojiyi bilimsel yaklaşımlarla hasta yararına dönüştüren bir merkez haline gelmek olduğunu ifade etti. Üniversitelerinde hareket bozuklukları, Parkinson hastalığı, esansiyel tremor, epilepsi, distoni, obsesif-kompulsif bozukluk, Tourette sendromu ve tedaviye dirençli depresyon gibi pek çok nörolojik ve psikiyatrik hastalığa yönelik eğitim, araştırma ve klinik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Ayrıca Derin Beyin Stimülasyonu (DBS-Beyin Pili), nöromodülasyon uygulamaları, yapay zekâ destekli sağlık teknolojileri, klinik nörobilim araştırmaları ve multidisipliner hasta yönetimi alanlarında eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra ulusal ve uluslararası bilimsel iş birliklerini sürdürdüklerini belirtti. Bilimin sadece laboratuvarlarda üretilen bilgi olmadığını, ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılar, eğitim programları ve akademik projeler aracılığıyla elde edilen bilginin hem sağlık profesyonelleriyle hem de toplumla paylaşılmasını görev bildiklerini vurguladı. Kocabıçak, toplumda beyin sağlığı bilincinin gelişmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve yeni nesil tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinin ancak bu bilgi paylaşımıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

Beyin Sağlığını Korumak İçin 5 Önemli Tavsiye

Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, beyin sağlığını korumak için herkesin uygulayabileceği beş etkili adımı şu şekilde sıraladı:

  • Sağlıklı Beslenin: Sebze, meyve, tam tahıllar, balık ve zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz tipi beslenmeyi tercih edin.
  • Düzenli Hareket Edin: Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapın.
  • Kaliteli Uyuyun: Her gün 7–9 saat düzenli uyku, beynin dinlenmesi ve kendini yenilemesi için elzemdir.
  • Zihninizi Aktif Tutun: Kitap okuyun, yeni beceriler edinin, yabancı dil öğrenin, müzikle veya zihinsel aktivitelerle beyninizi sürekli çalıştırın.
  • Sosyal Yaşamınızı Güçlendirin: Güçlü sosyal ilişkiler kurmak, stresi azaltmaya ve bilişsel işlevleri korumaya önemli katkı sağlar.

Dünya Beyin Günü'nü sadece sembolik bir farkındalık günü olarak görmediklerini, bilim ile toplumu buluşturan güçlü bir fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten Prof. Dr. Kocabıçak, Neurofest, halka açık konferanslar, öğrenci etkinlikleri, bilimsel paneller ve toplum eğitimleri ile beyin sağlığı farkındalığını artırmaya, erken tanının önemini anlatmaya ve nörobilim alanındaki güncel gelişmeleri toplumla paylaşmaya devam edeceklerini dile getirdi. Sözlerini tamamlarken, Atlas Üniversitesi olarak bilimsel üretimleri, yenilikçi sağlık teknolojilerine yaptıkları yatırımlar ve multidisipliner yaklaşımlarıyla “sağlıklı beyin, sağlıklı toplum” anlayışını geleceğe taşımaya devam edeceklerini, çünkü beyin sağlığını korumanın sadece sağlık çalışanlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu ve sağlıklı bir geleceğin sağlıklı bir beyinle mümkün olduğunu vurguladı.