Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, burun estetiği veya diğer burun operasyonları sonrasında yaz mevsiminin getirdiği sıcak hava, güneş, deniz ve havuz gibi faktörlerin iyileşmeyi nasıl etkileyeceği ve bu süreçte nelere özen gösterilmesi gerektiği konularında bilgilendirmede bulundu. Günümüzdeki teknolojik ilerlemeler sayesinde yaz aylarında da burun ameliyatlarının güvenle yapılabildiğini vurguladı.

Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, geçmiş dönemlerde yazın burun ameliyatlarından kaçınılmasının başlıca nedenleri arasında yüksek sıcaklık, nem ve o zaman kullanılan eski tip tampon sistemlerinin olduğunu ifade etti. Eski dönemlerde büyük burun operasyonlarının yaz aylarında pek tercih edilmediğini, çünkü kanama riskinin daha yüksek olduğunu, kullanılan tamponların hem ağrılı hem de rahatsız edici olduğunu belirtti. Ayrıca, sıcak havanın etkisiyle buruna uygulanan bantların çıkması gibi sorunların da yaşanabildiğini ekledi. Ancak günümüzde cerrahi tekniklerin ve ameliyat sonrası bakım imkanlarının önemli ölçüde geliştiğini söyleyen Rahimi, “Artık teknoloji çok ilerledi. Klimalı yaşam alanları yaygınlaştı, kullanılan tamponlar çok daha konforlu hale geldi ve kanama riski oldukça azaldı. Bu nedenle yaz ya da kış olması, ameliyat açısından belirleyici bir fark oluşturmuyor.” şeklinde konuştu.

Güneş Işınları En Büyük Risk Faktörü

Burun ameliyatı sonrası iyileşme sürecinde en kritik faktörün güneş ışınları olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, operasyon sırasında burun derisinin kaldırılarak alttaki yapıların şekillendirildiğini ve ardından derinin yeniden yerine yerleştirildiğini açıkladı. Bu süreçte cildin alt dokulara tekrar yapışması gerektiğini vurgulayan Rahimi, “Eğer bu dönemde yoğun güneş ışığına maruz kalınırsa pigmentasyon dediğimiz renk değişiklikleri oluşabilir. Burun cildi ile yüzün diğer bölgeleri aynı şekilde güneş görmediği için renk farklılıkları gelişebilir. Bu nedenle ameliyat sonrası ilk 6 ay boyunca güneşten mümkün olduğunca korunmak gerekir; doğrudan güneş ışığına maruz kalmayın, geniş siperlikli şapka kullanın, yüksek koruma faktörlü güneş kremi uygulayın, mümkün olduğunca gölgede kalmayı tercih edin. Hastalara genellikle ameliyatı takip eden yaz tatili için deniz tatilini çok düşünmemeleri önerilir. Burun cildini ilk 6 ay boyunca güneşten korumak, başarılı bir iyileşme için en önemli noktalardan biridir.” ifadelerini kullandı.

Gözlük Kullanımı ve Burun İçi Bakımı

Burun kemiklerinin ameliyat sonrası yeniden şekillendiğini ve iyileşme döneminde özenle korunması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, özellikle ağır ve kalın çerçeveli gözlüklerin bu süreçte kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Kalın çerçeveli gözlüklerin burun kemiğine baskı uygulayabileceğini ve sert çerçeveli gözlüklerin küçük darbeleri doğrudan buruna iletebileceğini belirtti. Güneş gözlükleri konusunda da farklı bir noktaya değinen Rahimi, güneş gözlüklerinin burnun farklı bölgelerinin güneşe farklı oranlarda maruz kalmasına yol açabileceğini ve bu durumun renk farklılıkları yaratabileceğini söyledi. Bu nedenle iyileşme döneminde güneş gözlüğü kullanımının önerilmediğini, numaralı gözlük kullanmak zorunda olan hastalara ise ameliyat öncesinde kontakt lens kullanımına alışmalarının tavsiye edildiğini açıkladı.

Burun ameliyatı sırasında burun içindeki mukozaya da müdahale edildiğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, iyileşme sürecinde kuruluk ve kabuklanmanın doğal olduğunu ifade etti. Mukoza kendini yenilerken salgılar ürettiğini ve bu salgıların düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini belirtti. Hastalara ilk iki hafta burun temizleme solüsyonları kullanmaları tavsiye edilirken, yaklaşık bir ay sonra burun içinin yeniden kontrol edilip temizlendiğini ekledi. İstanbul gibi nemli şehirlerde kuruluğun daha az görüldüğünü, kuru iklimlerde ise nemlendirici sprey ve kremlerin kullanılmasının iyileşmeyi desteklediğini ve mukozayı koruyarak süreci hızlandırdığını sözlerine ekledi.