Eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocuklarda gözlemlenen kaygı ve beraberindeki fiziksel şikayetler, ebeveynlerin dikkatini çekiyor. Sınavlar, yeni arkadaşlar veya öğretmen değişiklikleri gibi faktörler, çocuklarda stres yaratarak sabahları karın ağrısı, bulantı veya iştahsızlık gibi belirtilere yol açabiliyor. Ancak İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sinan Kılıç, her karın ağrısının psikolojik nedenlere bağlanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Kılıç, “Çocuklarda görülen her karın ağrısını stres veya kaygı ile açıklamak doğru değildir” ifadesiyle önemli bir uyarıda bulunuyor.
Ciddi Hastalıkların Habercisi Olabilir
Doç. Dr. Sinan Kılıç’a göre, çocukluk çağında sıkça rastlanan karın ağrısı tek başına bir hastalık değil, birçok farklı durumun göstergesi olabilir. Basit bir mide-bağırsak enfeksiyonu, kabızlık, parazit veya idrar yolu enfeksiyonu gibi nispeten hafif nedenlerin yanı sıra, apandisit veya doğuştan gelen Meckel divertikülü gibi cerrahi müdahale gerektiren ciddi sorunlara da işaret edebilir. Yapılan tıbbi değerlendirmelerde, karın ağrısı şikayetiyle gelen çocukların %10-20’sinde cerrahi bir problem tespit edilirken, yaklaşık %5’inde ameliyat ihtiyacı doğabiliyor. Özellikle akut apandisit, çocuklarda ani başlayan karın ağrılarının en yaygın cerrahi nedenidir ve okul çağındaki çocuklarda özel bir dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir. Apandisitin iç boşluğunun tıkanmasıyla başlayan bu durum, tedavi edilmediğinde delinme ve karın içine iltihap yayılması gibi hayati riskler taşıyabilir. Ayrıca, enfeksiyon sonrası karın içindeki lenf bezlerinin şişmesi (mezenterik lenfadenit) de apandisiti taklit eden ağrı ve ateşe yol açabilir.
Çocuklarda karın ağrısını yetişkinlere göre değerlendirmenin daha karmaşık olduğunu belirten Doç. Dr. Kılıç, küçük çocukların ağrının yerini tam olarak tarif edememesi ve organların birbirine yakınlığının teşhisi zorlaştırması nedeniyle ebeveynlerin dikkatli gözlemler yapmasının önemine vurgu yapıyor. Kılıç, “Eğer karın zarında bir iltihaplanma varsa, çocuk hareket etmek istemeyebilir, yürürken veya öksürürken ağrısının arttığını söyleyebilir. Ağrıyı hafifletmek için bacaklarını karnına doğru çekerek hareketsiz bir pozisyon alması oldukça önemli bir belirtidir” diyerek ebeveynlere yol gösteriyor. Ağrının şiddetlenmesi veya uzun sürmesi, belirli bir noktada yoğunlaşması, çocuğun hareketten kaçınması, ateş, tekrarlayan kusma, dışkıda kan veya karında belirgin şişlik gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir hekime başvurulması gerektiğini belirten Doç. Dr. Sinan Kılıç, “Çocuğun şikâyetini küçümsememek, ancak her karın ağrısında da paniğe kapılmamak gerekir. Doğru yaklaşım; karın ağrısının süresini, şiddetini, yerini ve hareketle ilişkisini hekim kontrolünde değerlendirmektir” şeklinde tavsiyede bulunuyor.




