Aşılar, çocukların ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabilecek hastalıklardan korunmasında hayati bir öneme sahiptir. Bağışıklık sistemini belirli enfeksiyon etkenlerine karşı önceden hazırlayan bu biyolojik ürünler, zayıflatılmış veya etkisiz hale getirilmiş mikropları içererek vücudun savunma mekanizmasını harekete geçirir. Böylece, gelecekte aynı mikropla karşılaşılması durumunda bağışıklık sistemi hızlı ve etkin bir yanıt vererek hastalığın oluşumunu engeller veya seyrini hafifletir.
Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Meltem Güneş Aslan, “1-31 Ağustos Ulusal Aşı Farkındalık Ayı” vesilesiyle çocukluk çağı aşılarının önemi, uygulama takvimi ve ailelerin merak ettiği konular hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Bebekler, dış dünyaya karşı henüz tam gelişmemiş bir bağışıklık sistemiyle doğar. Annenin plasenta yoluyla aktardığı koruyucu antikorlar da yaşamın ilk aylarında azalır. Bu durum, doğumdan hemen sonra başlayan aşılamanın, bebek ve çocukları ölümcül olabilecek veya kalıcı hasar bırakabilecek enfeksiyonlardan korumada ne kadar kritik olduğunu gösterir.
Toplum Sağlığında Aşıların Rolü
Aşılama, sadece aşı olan bireyin sağlığı için değil, aynı zamanda toplum sağlığı açısından da büyük önem taşır. Toplumun geniş bir kesiminin aşılanması, hastalığın yayılma zincirini kırarak “sürü bağışıklığı” oluşturur. Bu sayede, aşılama süreci henüz tamamlanmamış küçük bebekler ve kanser hastaları gibi bağışıklık sistemi zayıf bireyler de dolaylı yoldan korunmuş olur. Türkiye’deki ulusal aşı takvimi; Difteri, Boğmaca, Tetanoz, Çocuk felci, Tüberküloz, Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Suçiçeği, Hepatit A, Hepatit B, Hemofilus influenza tip b ve Streptococcus pneumonia aşılarını içerir. Ayrıca, doktor tavsiyesiyle influenza, rotavirüs, meningokok, RSV ve HPV aşıları da farklı yaş gruplarına uygulanabilir.
Aşılama Süreci ve Ailelerin Sorumluluğu
Aşılama süreci, doğumdan hemen sonra uygulanan Hepatit B aşısı ile başlar. Yaşamın ilk 1-2 yılında birincil koruma serisi tamamlanırken, ilerleyen yaşlarda yapılan pekiştirme dozlarıyla bağışıklığın devamlılığı sağlanır. Prematüre bebeklerde de aşılama, gebelik haftasından bağımsız olarak takvim yaşına göre tam doz ve uygun aralıklarla yapılır. Ancak Hepatit B aşısının ilk dozu, bebeğin vücut ağırlığı 2000 grama ulaştıktan sonra uygulanır. Ailelerin, çocuklarının aşılarını zamanında yaptırması ve aşı takvimini düzenli takip etmesi büyük önem taşır. Gecikme yaşanması durumunda, kaçırılan aşılar doktor tarafından belirlenen yeni bir takvimle tamamlanabilir.
Aşıların Güvenilirliği ve Yan Etkileri
Aşı uygulamaları sonrasında genellikle ciddi bir yan etki görülmez. Bazı kişilerde aşı bölgesinde kızarıklık, şişlik, hafif ateş, baş ve kas ağrısı gibi geçici ve hafif yan etkiler ortaya çıkabilir. Nadiren alerjik reaksiyonlar gibi daha ciddi durumlar da görülebilse de, aşıların güvenilirliği uzun ve titiz bilimsel süreçlerle değerlendirilir. Etkinlikleri ve yan etki profilleri klinik çalışmalarla kanıtlandıktan sonra ruhsatlandırılırlar. Türkiye’de kullanılan aşılar; DSÖ, EMA, FDA veya T.C. Sağlık Bakanlığı TİTCK tarafından onaylanmış ürünlerdir. Bilimsel araştırmalar, aşılar ile otizm spektrum bozukluğu arasında bir ilişki olmadığını net bir şekilde ortaya koymuştur. Aşılama sonrası görülen hafif ateş gibi belirtiler, bağışıklık sisteminin aşıya verdiği doğal bir tepkidir, hastalık geliştiği anlamına gelmez.




