Yaz mevsimi denince akla genellikle güneşin zararlı ışınlarından korunma gelirken, cilt sağlığımızı olumsuz etkileyen başka önemli faktörler de bulunuyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal’ın belirttiğine göre, sıcak havalar, klimaların etkisi, havuz kullanımı, yoğun terleme, parfümler ve hatta cep telefonları gibi unsurlar da cilt bariyerini zayıflatarak kuruluk, akne, leke oluşumu ve enfeksiyonlara yol açabiliyor. Bu nedenle yazın sadece güneşten korunmak yeterli olmuyor; bazı basit önlemlerle cildimizi bu diğer risklerden de korumak mümkün.

Havuz ve Ortak Alanlar

Yazın serinlemek için tercih edilen havuzlar, hijyen koşullarının yetersiz olduğu durumlarda cilt ve göz enfeksiyonlarına neden olabiliyor. Özellikle kalabalık havuzlarda uzun süre kalmak, impetigo gibi bakteriyel enfeksiyonların ve adenovirüs kaynaklı viral enfeksiyonların yayılmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca klorlu suda uzun süre kalmak, ciltte su kaybına bağlı kuruluk, gerginlik ve tahrişe yol açabiliyor. Havuz kenarları, şezlonglar ve duşakabinler gibi ortak kullanım alanlarında çıplak ayakla dolaşmak veya havlu sermeden şezlong kullanmak ise Human Papilloma Virüsü (HPV) kaynaklı siğillere ve molluskum kontagiozum gibi viral enfeksiyonlara davetiye çıkarıyor. Siğiller genellikle ayak tabanı, gövde ve yüzde görülürken, molluskum ortası çukur şişlikler şeklinde kendini gösteriyor.

Önlemler: Kalabalık ve hijyenik olmayan havuzlardan uzak durun. Havuzda uzun süre kalmamaya özen gösterin ve çıktıktan sonra hemen duş alın. Ortak alanlarda terlik kullanın, kişisel eşyalarınızı kimseyle paylaşmayın ve şezlonglara havlu sererek kullanın. Cildinizde çizik veya sıyrık varsa el ve ayak hijyenine daha fazla dikkat edin.

Klimalar ve Aşırı Sıcak Hava

Yaz aylarında vazgeçilmez olan klimalar, ortamın nemini azaltarak cildin su kaybetmesine neden olabiliyor. Dr. Uysal, özellikle kuru ve hassas ciltlerde bu durumun hassasiyet artışı, gerginlik, kızarıklık ve küçük çatlaklara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Aşırı sıcak hava ise damarların genişlemesine, kılcal damarların belirginleşmesine ve rozasea ataklarına neden olabilir. Melazmaya (kahverengi lekelere) yatkın kişilerde, güneşin yanı sıra aşırı sıcaklık da leke oluşumunu tetikleyebiliyor. Ciltte oluşan su kaybı, pul pul dökülme, kaşıntı ve hassasiyet gibi sorunları da beraberinde getirebiliyor.

Önlemler: Gün içinde cilt bariyerini destekleyici nemlendiriciler kullanın ve günde 2-2,5 litre su için. Klimalı ortamlarda doğrudan hava akımına maruz kalmaktan kaçının ve ortamı düzenli olarak havalandırın. Rozasea sorununuz varsa cildinizi ani sıcaklık değişimlerinden koruyun. Melazmaya yatkınsanız şapka, gözlük ve düzenli güneş kremi kullanımını ihmal etmeyin.

Yoğun Terleme, Parfümler ve Cep Telefonları

Yaz aylarında artan yoğun terleme, malassezia furfur gibi mantarların çoğalmasına ve cilt lekeleriyle gözenek tıkanıklıklarına yol açabiliyor. Yoğun güneş kremi kullanımı da terlemeyi artırarak siyah nokta oluşumunu tetikleyebilir. Parfümler ise özellikle narenciye içerikli olanlar, güneşle birleştiğinde ciltte lekelenme, damarlanma veya alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olan cep telefonları ise yüzeylerinde biriken bakteri ve kirlerle, terlemeyle birleşerek ciltte yağ dengesini bozabilir. Bu durum, özellikle yanak ve çene bölgesinde sivilce ve siyah nokta oluşumunu artırırken, telefon ekranlarından yayılan görünür ışığın da leke oluşumuna katkıda bulunabileceği düşünülüyor.

Önlemler: Cildinizi her akşam ter ve krem kalıntılarından arındırın. Yoğun terleme sorununuz varsa, antifungal şampuanları haftada bir veya iki kez vücudunuz için kullanabilirsiniz. Parfümleri cildinize değil, kıyafetlerinize sıkmayı tercih edin. Telefonunuzu düzenli olarak dezenfekte edin ve mümkün olduğunca cildinize doğrudan temas ettirmemeye çalışın.