İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aylardır süren ve kamuoyunun yakından takip ettiği “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” soruşturması kapsamında iddianamesini hazırlayarak kamuoyuyla paylaştı. Yaklaşık 3 bin 800 sayfadan oluşan bu kapsamlı iddianamede, 105’i tutuklu, 170’i adli kontrol altında ve 7’si yakalama emriyle aranan toplam 402 şüphelinin ismi bulunuyor.
Örgütün Yapısı ve Suçlamalar
İddianameye göre, söz konusu suç örgütünün liderliğini Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı öne sürülürken, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Murat Gülibrahimoğlu ve Hüseyin Gün’ün ise örgüt yöneticileri olduğu iddia ediliyor. Savcılık, Tuncay Yılmaz, Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Yakup Öner, Mustafa Akın, Yiğit Oğuz Duman, Cevat Kaya, Seza Büyükçulha ve Mehmet Pehlivan gibi bazı isimlerin ise “arada bir örgüt yöneticisi olmaksızın doğrudan örgüt liderine bağlı hareket ettiğini” savunuyor. 19 Mart’ta gözaltına alınıp tutuklanarak Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne gönderilen İmamoğlu, 141 farklı eylemden sorumlu tutuluyor ve hakkında 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Savcılık, iddianamenin giriş bölümünde, İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı döneminde “suç örgütünün” faaliyetlerinin “tıpkı bir ahtapotun kolları gibi” İstanbul geneline yayıldığını belirtiyor. Bu benzetme, daha önce Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’li belediyelere yönelik operasyonları değerlendirirken kullandığı “İstanbul’dan Türkiye’ye ve yurt dışına uzanan ahtapotun kolları bir bir deşifre oluyor” ifadesini akıllara getiriyor.
CHP’nin Kapatılması Tartışmaları
İddianamenin 258’inci sayfasında yer alan bir ifade, “Seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğinden usulsüz yayıldığı anlaşıldığından Anayasa 68–69. maddeleri ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu kapsamında gereğinin taktiri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecektir” şeklinde belirtiliyor. Bu ifade, CHP’nin kapatılması ihtimalini gündeme getirdi. Anayasa’nın 69’uncu maddesi, siyasi partilerin kapatılmasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince karara bağlanacağını hükme bağlıyor. 68’inci madde ise partilerin tüzük ve eylemlerinin devletin bağımsızlığına, bütünlüğüne ve demokratik ilkelere aykırı olamayacağını düzenliyor.
Savcılıktan yapılan açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapatılması yönünde bildirimde bulunulmamıştır, iddianamede de açıkça belirtildiği gibi siyasi partiler kanunu gereği bildirimde bulunulmuştur. Bildirim Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan ihbar vasıfındadır” denildi. Bu açıklama, savcılığın doğrudan kapatma talebinde bulunmadığını, ancak Anayasa’nın 69’uncu maddesi gereği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, kapatma davası açıp açmama konusunda “karar vermek üzere” bildirimde bulunduğunu ortaya koyuyor.




