Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri Cezaevi'nde ziyaret ettiği Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile görüşmesinin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Özel, Türk yargı sisteminde yaşanan bazı süreçleri eleştirerek, "Türk yargı tarihinin en utanç verici iddianamelerinden biri perişan oldu, paçavra oldu yine" ifadelerini kullandı.
Gençlerin Hukuk Mücadelesi
Özel, açıklamasında gençlerin davalarına değindi. "Bugün gün boyunca Silivri’deydik. Bir iyi haber var. Aslında böyle olacağı belli de burada birkaç hafta önce yaptığımız basın toplantısında da söylemiştim. 3 Eylül’de ve 12 Eylül’de gençlerin davaları vardı" diyen Özel, "Üçündekinde 2911’e, Gösteri ve Toplantı, Yürüyüş Kanunu’na muhalefetten, bugün de Cumhurbaşkanı’na hakaretten davaları görülüyor. Ayrıca Cumhurbaşkanı’na hakareti de ‘Zıpla zıpla, zıplamayan Tayyip’tir’ sözünden çıkarıyorlar. Başka bir hakaret yok. Yani kimsenin Cumhurbaşkanı’na küfrettiği yok" şeklinde konuştu. Özel, gençlerin 100 gün tutuklu kaldıklarını, toplamda 76 gün yattıklarını ve bu davaların aslında yatırımsız olduğunu vurguladı. Bu durumun gençlere ve ailelerine gözdağı vermek amacıyla yapıldığını öne sürdü. Özel, bu tür baskıların AK Partili aileleri bile muhalif hale getirdiğini belirtti.
Özgür Özel, bu süreçten sorumlu tuttuğu kişiye sert sözlerle yüklendi: "Kendini Türkiye Başsavcısı sanan, majestelerinden sorumlu başsavcı olan, Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarı sürsün diye zulümle, kanunları eğip bükerek, yetkili mahkeme Ankara’dayken İstanbul’da mahkeme açtıran, şikayetçilerle diyalog kuran, özel avukatlar bulan, şu mahkemeyi düşürüp de dokuz kere verilmeyen kararı 10’uncu mahkemede verdiren başsavcıdan başkası değil bunu yapan." Özel, bu "kötücül aklın" yaptıklarının hesabını vereceğini umduğunu dile getirdi ve tüm gençlerin serbest kalmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Ekrem İmamoğlu'nun Diploma Davası
Özel, konuşmasının ikinci bölümünde Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasına değindi. Bu davayı da "yine aynı ekip, AK Parti’nin kara düzeninin atanmış yargı aparatının yaptığı diploma davası" olarak niteledi. İmamoğlu'nun 35 yıl önce ilanla başvurduğu üniversite sürecini anlatan Özel, benzer durumdaki diğer kişilerin diplomalarında bir sorun yaşanmazken sadece İmamoğlu'nun yargılanmasını eleştirdi. Avukatların, suçun müştereken işlendiği iddia ediliyorsa diğer iştirakçilerin neden yargılanmadığı sorusuna savcılık makamından yanıt gelmediğini aktardı. Özel, bu durumun "Türk yargı tarihinin en utanç verici iddianamelerinden biri" olduğunu ve "paçavraya döndüğünü" söyledi.
Özel, davanın geldiği noktayı "Herkesin ‘Yok artık, bu kadar olmaz’ dediği, iddiaların ipe sapa gelmediği, saçma sapan olduğu" şeklinde tanımladı. İmamoğlu'nun lise ve ortaokul diplomasının belediye başkanlığı için yeterli olduğunu, ancak Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) Cumhurbaşkanlığı adaylığı için üniversite diploması gerektiğini belirterek, tüm bu sürecin Ekrem İmamoğlu'nun olası Cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme çabası olduğunu ileri sürdü. Özel, "Bütün korkusu bu. ‘Bu diploma YSK’ya verilir’ diye yazı yazmış üniversiteye, ‘Acil iptal et.’ Veren fakülte, ‘İptal etmem’ demiş, dekanını değiştirmişler, yenisi de…" sözleriyle süreci özetledi.




